1. Haberler
  2. Osimhen’i ağlatan dev koreografi! Dünya basını bu anları konuşuyor

Osimhen’i ağlatan dev koreografi! Dünya basını bu anları konuşuyor

Galatasaray-Liverpool maçı öncesi Victor Osimhen için açılan duygusal pankart dünya gündemine oturdu. Annesini küçük yaşta kaybeden yıldız golcünün gözyaşları Rams Park'ta tarihi anlara sahne oldu.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber Özeti: Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Galatasaray’ın Liverpool’u 1-0 mağlup ettiği maç öncesinde taraftarların Victor Osimhen ve vefat eden annesi için hazırladığı özel koreografi, dünya basınında geniş yankı buldu. Annesini henüz 3 yaşındayken kaybeden Nijeryalı yıldız, tribünlerdeki ‘Biz bir aileyiz’ mesajı karşısında gözyaşlarını tutamadı.

Dünya basını Osimhen’in gözyaşlarını nasıl gördü?

Galatasaray’ın Liverpool karşısında elde ettiği 1-0’lık zaferden ziyade, maçın başlama düdüğü öncesinde Rams Park tribünlerinde yükselen dev tifo spor dünyasının bir numaralı gündemi haline geldi. Sarı-kırmızılı taraftarların, Victor Osimhen, çocukları ve henüz o küçük bir çocukken hayata gözlerini yuman annesi Christiana‘nın yer aldığı portreyi ‘Biz bir aileyiz ve aile her şeydir’ mesajıyla sunması, İngiliz ve İspanyol medyasında ‘yılın en duygusal anı’ olarak nitelendirildi. Guardian ve talkSPORT gibi mecralar, bu jestin ardından Osimhen’in yaşadığı duygusal boşalmayı kameraların anbean kaydettiğini vurgulayarak, oyuncunun neden İstanbul’da bu kadar kısa sürede bir ikona dönüştüğünü analiz etti.

Saha içerisinde Lucas Torreira ve Gabriel Sara gibi takım arkadaşlarının teselli ettiği 27 yaşındaki forvet, maçın hemen başında yaptığı Mario Lemina asistiyle duygusal yükünü profesyonel bir performansa dönüştürmeyi başardı. İspanyol AS gazetesi, bu durumu ‘kahramanlarını onurlandıran bir taraftar grubu ve bu sevgiye sahada yanıt veren bir yıldız’ sözleriyle okuyucularına aktardı. Nijerya basınında ise Peoples Gazette ve Daily Trust, milli kahramanlarının Türk taraftarlar tarafından bu denli sahiplenilmesini ‘derin bir saygı duruşu’ olarak tanımladı.

Galatasaray tribün kültürü Avrupa’da nasıl fark yaratıyor?

Sarı-kırmızılı tribünlerin koreografi geleneği, geçmiş yıllarda Manchester United ve Real Madrid gibi devlere karşı yapılan görsel şovlarla kıyaslandığında, bu kez daha kişisel ve insani bir boyuta ulaştı. Geçtiğimiz yıl benzer bir atmosferde Bayern Münih maçında yapılan görsel şovlar teknik bir başarı olarak görülürken, Osimhen özelinde hazırlanan bu tifo, futbolun sadece bir oyun değil, toplumsal bir aidiyet mekanizması olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Uzmanlar, Galatasaray taraftarının bu tarz ‘oyuncu özel’ hareketlerinin, kulübün transfer piyasasındaki cazibesini artıran en büyük ‘soft power’ unsurlarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Yıldız oyuncunun annesini kaybettiği yaştaki (3 yaş) trajedisine atıfta bulunan İngiliz basını, Napoli döneminde bile bu denli derin bir bağın kurulmadığına vurgu yapıyor. Avrupa futbolunda taraftar gruplarının genelde kulüp başarılarına odaklandığı bir dönemde, bir oyuncunun ailevi geçmişine bu denli hassas bir dokunuş yapılması, modern futbolun endüstriyel soğukluğuna karşı verilmiş bir mesaj olarak yorumlanıyor. Bu durum, tribünlerin sadece bir izleyici topluluğu değil, oyuncunun motivasyon kaynağı olan bir ‘aile’ parçası haline geldiğini somutlaştırıyor.

Vatandaş ve taraftar için bu atmosfer ne anlama geliyor?

Sadece bir spor müsabakası izlemek için stada giden taraftarlar için bu tarz anlar, bilet bedelinin ötesinde bir manevi deneyim sunuyor. Türk futbolseverlerin dünya çapındaki ‘tutkulu’ imajı, bu tarz içeriklerle ‘vefalı ve bilinçli’ bir boyuta taşınırken, bu durum kulüp markasının ticari değerini ve global bilinirliğini de doğrudan yukarı çekiyor. Sokaktaki vatandaş için Galatasaray‘ın Liverpool’u yenmesi sportif bir başarıyken, Osimhen’in gözyaşları evrensel bir insani bağın temsilcisi oluyor.

Spor hukukçuları ve pazarlama uzmanlarının geçmişte belirttiği üzere, bu tür duygusal bağlar oyuncuların kulüpte kalma kararlarını finansal şartların bile önüne geçirebiliyor. Mauro Icardi örneğinde olduğu gibi, taraftarın oyuncunun özel hayatına ve manevi değerlerine sahip çıkması, dünya yıldızlarının Türkiye’yi sadece bir durak değil, bir yuva olarak görmesini sağlıyor. Bu durumun önümüzdeki transfer dönemlerinde Galatasaray’ın elini diğer Avrupa kulüplerine karşı ciddi şekilde güçlendireceği öngörülüyor.

Futbolda tifo ve koreografi geleneğinin gelişimi

Türkiye’de modern anlamda koreografi kültürü 2000’li yılların başından itibaren hızla profesyonelleşti. UEFA Kupası zaferi dönemindeki amatör ruhlu pankartlardan, bugünkü 3D ve teknolojik tifolara geçiş süreci, taraftar gruplarının birer prodüksiyon merkezine dönüştüğünü gösteriyor. Eski teknik direktörlerin ve spor yazarlarının her zaman vurguladığı ’12. adam’ etkisi, artık sadece gürültü yapmak değil, rakip oyuncuyu psikolojik olarak baskı altına alırken kendi oyuncusunu manevi olarak zirveye taşımak üzerine kurgulanıyor.

Eski Galatasaraylı yöneticilerin geçmiş açıklamalarında sıkça dile getirdiği ‘Dünya markası olma’ vizyonu, sahada alınan sonuçlar kadar tribünde üretilen bu özgün içeriklerle besleniyor. Liverpool gibi dünya devine karşı kazanılan zaferin, tüm dünya basınında Osimhen‘in annesi ve gözyaşlarıyla birlikte anılması, stratejik olarak kulübün duygusal pazarlama başarısı olarak tarihe geçmiş durumda.

Osimhen’i ağlatan dev koreografi! Dünya basını bu anları konuşuyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

HaberYapi.com ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.