Haber Özeti: Yeni yayımlanan TCMB verilerine göre vatandaşlar 12 ay sonra dolar kurunun 51,56 TL olacağını öngörürken, enflasyon beklentisini %48,81 düzeyinde korudu.
HALKIN YATIRIM TERCİHİNDE ZİRVE DEĞİŞTİ Mİ?
Ekonomi yönetiminin ilk defa detaylarını sunduğu Hanehalkı Beklenti Anketi, vatandaşın birikimlerini koruma reflekslerini çarpıcı verilerle ortaya koydu. 3 binden fazla kişinin görüşlerine dayanan çalışmada, katılımcıların yüzde 55,5 gibi ezici bir çoğunluğu yatırım planlarında altın seçeneğini ilk sıraya koyduğunu belirtti. Bu veri, geleneksel güvenli liman algısının dijital yatırım araçları ve diğer enstrümanların önünde kalmaya devam ettiğini kanıtlıyor.
Geçmiş yıllarda enflasyona karşı en güçlü kalkan olarak görülen gayrimenkul sektörü ise popülaritesini kaybetmeye başladı. Taşınmaz mülk almayı planlayanların oranı yüzde 30 bandına çekilirken, vatandaşın likit kalma arzusu ön plana çıktı. Bu eğilim, konut piyasasındaki yüksek fiyat doygunluğunun ve kredi erişimindeki zorlukların hanehalkı kararları üzerindeki doğrudan etkisini somut bir şekilde simgeliyor.
BİR YIL SONRA DOLAR KURU KAÇ TL OLACAK?
Döviz piyasalarına dair beklentilerde ise ılımlı bir geri çekilme gözlendi. Katılımcıların gelecek bir yıllık süreçteki Dolar/TL tahmini, geçtiğimiz aya oranla 0,71 kuruş düşerek 51,56 TL seviyesine yerleşti. Döviz büroları ve bankalardaki günlük hareketliliğe rağmen halkın uzun vadeli kur projeksiyonunda aşağı yönlü bir revizeye gitmesi, TL’nin reel değerini koruma çabalarının toplumsal algıda bir nebze karşılık bulduğunu işaret ediyor.
Bu tablo, sadece rakamsal bir tahminin ötesinde, ithal girdi maliyetlerinden enerji fiyatlarına kadar pek çok alanda vatandaşın maliyet hesabını bu kur üzerinden yaptığını gösteriyor. Kur beklentisindeki bu yumuşama, Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı hedefleri doğrultusunda yürüttüğü sıkı para politikası adımlarının psikolojik bir yansıması olarak değerlendirilebilir. 2026 yılı başındaki verilerle kıyaslandığında, kurdaki oynaklık beklentisinin kademeli olarak zayıfladığı anlaşılıyor.
VATANDAŞIN ENFLASYON ALGISI NEDEN KATILAŞTI?
TCMB verilerine göre 12 ay sonrası yıllık enflasyon tahmini yüzde 48,81 seviyesinde çakılı kalmış durumda. Piyasa profesyonelleri daha iyimser tahminler üretse de hanehalkı, özellikle gıda ve enerji faturalarındaki yük nedeniyle bu oranda bir iyileşme hissetmiyor. Enflasyonun gelecekteki seyrine dair bu dirençli tutum, tüketici davranışlarının ‘her an zam gelebilir’ korkusuyla şekillenmesine yol açıyor.
Halkın en çok fiyat artışı beklediği kalemlerin başında yine mutfak enflasyonu ve ısınma giderleri geliyor. Konut fiyatlarındaki artış hızının yavaşlayacağını düşünenlerin oranı 3,82 puanlık düşüşle yüzde 35,41’e gerilese de temel ihtiyaç maddeleri üzerindeki baskı beklentisi güncelliğini koruyor. TCMB’nin bu verileri düzenli paylaşma kararı, politika faizi ve diğer araçların sahada nasıl yankı bulduğunu daha şeffaf bir şekilde izlemeyi amaçlıyor.
Ekonomi Beklentileri Neden Önemli?
Merkez Bankası’nın hanehalkı verilerini resmi bir rapor olarak sunması, rasyonel ekonomi politikalarının bir parçası olarak görülüyor. Geçmiş dönemlerde yetkililer tarafından sıkça dile getirilen ‘enflasyon ataleti’ kavramı, ancak toplumun tüm kesimlerinin fiyatların düşeceğine ikna olmasıyla kırılabiliyor. Vatandaşın dolar ve enflasyon konusundaki bu öngörüleri, piyasa gerçekliği ile sokağın hissiyatı arasındaki dengeyi kurmak isteyen politika yapıcılar için stratejik bir kılavuz görevi görüyor.


